Matbaa
 
OTODER MATBAACILIK otomobil ilan dergisi baskı sanayii :>
İZMİR 65/18 Sokak No.12/B Fahrettinaltay Meydanı Üçkuyular / İZMİR
Tel : 0.232.279 05 06 - 259 31 52
e-mail : matbaa35@hotmail.com


Matbaacılık asıl itibarı ile çoğaltma işidir. Geçmişten günümüze Matbaayı ele alacak olursak Matbaa son 10 Yılda Türkiye'de bir devrim yaşadı hem öyle bir devrimki bunun bir benzeri ne bundan önce yaşandı, nede bundan sonra yaşanacağını düşünmüyorum. türkiye'de Matbaa 1976 lı Yıllarda ilk hamlesini yapıp bir kaç gurbetçinin Almanyadan Heidelberg Maşalı adında Tipo baskı sistemi denilen, kurşun harflerin bir araya gelişi ile bir yazı dizimin sağlandığı kalıp ile baskı basan, yada klişe denilen bir metal parça üzerine işlenmiş reim yada şekli basabilen Heidelberg Maşalı o yılların devrimi idi matbaalar için ve Matbaacılar Heidelberg Maşalıyı görebilmek için çalışmasını izlemek için bu makinaların sahibi olan Matbaalara gider ve hayranlıkla çalışmasını izlerdi' ki bu gün kesim yada kırım dışında yüzüne bakılmayan ve 30 Yıllık bir zaman biriminde geçerliliğini yitiren bir makina yada baskı sistemi haline gelmiş oldu " Tipo " baskı denilen baskı tip olarak sadece bilgileri kitaplarda ve tozlu raflarda yerini alalı yaklaşık 10 yıl gibi bir zaman oldu oysa 1976 lı yılların efsane makinası idi " Heidelberg Maşalı " Ardından Türkiye Tipo baskıda yeni bir makina ilede tanıştı o da Heidelberg Markasını taşıyor ve bu kez baskı alanı daha büyük, kullanımı daha kolay olan bir makina olarak çıktı görücü karşısına Heidelberg Kazanlı makina olarak anılıyordu Matbaacılar arasında. Hedilberg Kazanlıda çalışan Matbaa ustaları övünürlerdi birhayli kendileri ile " Biz Kazanlı Ustasıyız " diyerek üstten bakarlardı Maşalı ustalarına :) Fakat Matbaa öyle hızla ilerliyorduki çok geçmeden sadece birkaç yıl sonra Heidelberg Ofset ile tanıştı Matbaa ve Matbaacılar, Ofset çok farklıydı hiç benzemezdi Maşalı, yada Kazanlıya baskı sistemi. Ofsette Çinko kalıp Filim Banyo, Aydınger Kalıp sütü, Ofset kalıbı gibi birçok yeni terimlerle tanıştı Matbaacılar, Matbaacılık Ofset ile çok renkli baskıyı tanıdı, artık Klişede yoktu, kurşun harflerde... çok değişikti ofsetin çalışmasıda kalıp atmasıda, sistemide çok uzaktı bilinen tipo baskı sistemine, fakat matbaa ustaları hırslı inançlı azimli çalışıp kısa sürede piyasada oldukça fazla ofset ustası ve ofset baskı makinası artıp gitti. Artık Tipodan tamamen uzaklaşmıştı matbaacılar, ne tipo nede tipo ustası artık bu alanda iş bulamıyor mecburen ofset baskı sistemini öğrenmek için büyük çaba sarfediyorlardı ve olduda. Büyük Ofsetler çok pahalı makinalardı, her matbaacı alamıyor ve matbaanın hızına yetişemiyordu'ki Türkiyeye biribirden çok farklı, küçük, pratik ofset makinaları girmeye başladı bu gün günümüzde hala Matbaaların vazgeçilmezi olan Küçük ofset Makinaları içinde Gestetner birinci sırayı aldı ve bu gün büyük, küçük her matbaada bir gestetner vardır, hem küçük hem pratik, hemde diğer ofset makinalara göre ucuz ve yer kaplamayan bir makina oldu " Gestetner " Son beş yılda Ofset baskı sistemi Tüürkiye'de durmak dinlenmek, soluk almak bilmedi ve çok hızla büyümeye devam etti. Bu gün 4 Renk, 8 Renk dev ofsetler Trilyonlarca liralarla alınıp satılmaya ve alıcı bulmaya başladı ve Türkiyeye bu Trilyon yani Milyon YTL lik makinalar o kadar fazla giriş yaptıki, İnsan düşününce Türkiye'de ne çok bilinmez gizli zengin var diyor :) Trilyonluk Makinaları alıp satmak kolaymı, ya Matbaacılar çok zengin yada Borca girmekten korkmayan gözü kara insanlar demekten başka birsey diyemiyorum.